Bodrum
Giriş Tarihi : 13-03-2022 22:24   Güncelleme : 13-03-2022 22:24

BAŞKAN ARAS, BODRUM’DAKİ HAZİNE ARAZİSİ TALANINA DİKKAT ÇEKTİ: BU TAMAMEN İHANETTİR

BAŞKAN ARAS, BODRUM’DAKİ HAZİNE ARAZİSİ TALANINA DİKKAT ÇEKTİ: BU TAMAMEN İHANETTİR


Bodrum’un Bitez Mahallesi’nde kamu için kullanılması gereken 30 dönümlük hazine arazisinin imar
planı değiştirilerek yapılaşmaya açılması ve araziyi satın alan firmanın ruhsat almadan 800 ağacı
katletmesi ile ilgili hukuki mücadele başlatan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, daha önceden
yeşil alan olarak ya da ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan bir yerin imar planıyla imara açıp oraya
konut, ticaret ya da turizm gibi lejantlar verilmesinin tamamen ihanet olduğunu savundu.
 
Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum’un Bitez Mahallesi’nde deniz kıyısında bulunan 30
dönümlük hazine arazisinin Cumhurbaşkanlığı kararıyla imar  planı değiştirilerek yapılaşmaya açılması
ile birlikte bölgede yaşanan talanı ve belediyenin verdiği hukuk mücadelesini KRT TV’ye yaptığı
açıklamada tüm yönleriyle anlattı.
FİRMA RUHSAT ALMADAN ARAZİYE MÜDAHALE ETTİ
Başkan Aras, yapılaşmaya açılan hazine arazisinin Bitez Mahallesi’de AKTUR’un orta noktasında 30 bin
metrekarelik bir arazi olduğunu ve tamamen AKTUR Sitesi tarafından zamanında terk edilmiş ve
ağaçlandırılmış bir arazi olduğunu hatırlatarak şu bilgileri verdi “Ancak normalde plaj, ağaçlandırılacak
alan, sosyal tesis alanı, yol ve otopark iken 2019 yılında yapılan bir imar planı değişikliğiyle burası
konut, sosyal tesis alanı, teknik alt yapı alanına, günü birlik alana çevrilerek imara açılıyor. Biz de
belediye olarak bu yeni plana dava açıyoruz. Özelleştirmeyle ilgili yapılan bir plan değişikliği bu. Dava
açıyoruz ama 2019 yılından beri maalesef bizim keşif, bilirkişi beklentilerimiz olmasına rağmen
özelleştirme eliyle bir taraftan da satışı yapılıyor ve burayı satın alan şirket bu plan dâhilinde
belediyemizden imar durum belgesi istiyor. Resen bir imar planı yapmış bizden hiçbir görüş almadan.
Daha doğrusu olumsuz görüşümüze rağmen, dava açmamıza rağmen bu plan yürürlükte olduğu
düşünülerek burası yapılaştırılmaya çalışılıyor. Ancak, sonuçta bir firma satın almış. Lütfen bizden
ruhsat almadan herhangi bir şekilde imar durum belgesi almadan, bir proje yapmadan kesinlikle bu
araziye bir müdahale etmeyin diyoruz. Çünkü arazide 800 tane ağaç var. Ve hepsi de yaşlanmış
ağaçlar bunların. Ancak firma gidip Orman Bölge Müdürlüğü’nden aldığı bir izinle ‘Ben bu ağaçları
taşıyacağım’ diyerek araziye müdahale ediyor. Biz de belediye ekipleriyle hemen gidip yerinde tespit
yaptık. Ağaçların söküldüğünü bazılarının kesildiğini hatta bazılarının kepçeyle yok edildiğini gördük
ve gereken bütün hukuki işlemleri yaptık. Encümenimize sevk ettik. Gereken ceza kesilecek ama
giden ağaçlar oldu. Burada eğer bizi dinleselerdi bu ilgili firma zaten buranın sadece 6 bin metrekaresi
böyle bir durumda imara açılabiliyor. 30 bin metrekarenin 6 bin metrekaresi emsale dâhil
yapılaşabiliyor. En azından biz onları doğru bir şekilde yönlendirir, hangi ağaçları kaldırmaları
gerektiğini bir rölöveyle kendilerine tarif ederdik. Ona göre yapılaştırırdık. Ama şu anda 30 bin
metrekarenin neredeyse hepsi artık ağaçsız, kel bir duruma geldi. Bizim itirazımız bunadır. Bizden
henüz ruhsat almadan, onaylı bir vaziyet planı olmadan, bir ön onay almadan buraya müdahale
edilmemesi gerekirdi. Ben de gerekli basın açıklamalarımı yaptım bununla ilgili, aynı zamanda da
hukuki işlemi başlattık. Yine Danıştay’da şu anda dosyamız bilirkişi henüz gelmedi. Belki de plan
değişikliğini iptal edecekler ama iş işten geçmiş olacak. Çünkü artık yok edilen orada 800 ağacımız var.
Ormandan aldıkları izni gerekçe göstererek yapacaklarını yaptılar.”
BAŞKAN ARAS; EĞİTİM, SAĞLIK, YEŞİL ALANIN İMARLI ARAZİYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE KARŞI  
Özelleştirmenin yaptığı yeni planla orman arazisi olan bu yerin imarlı arazi haline getirildiğini
kaydeden Başkan Aras, asıl itirazlarının buna olduğunu belirterek “Çünkü 1986 yılında yapılan imar
planlarında burası tamamen ağaçlandırılacak alan, sosyal donatı alanı olarak değerlendirilmiş. İmar
planı yaparken bir prensip vardır. Öncelikle siz konuta açıyorsanız kesinlikle oraya gelecek nüfusa

uygun sosyal donatı alanlarını da planlamak zorundasınız, o adada. Mesela Bitez imar planlarında
oraya taşınacak nüfusa göre yeni sosyal donatı alanları, nedir bunlar? Mesela eğitim alanı, sağlık alanı
ya da nefes alınacak yeşil alan gibi… Ama bunların hiçbiri yapılmadan özelleştirmenin, bir gecede
yaptığı bir imar planı değişikliği ile buralar imara açılıyor. Hatta şimdi oraya çok yakın bir noktada 1
milyon metrekareyi biz aynı zamanda savunmaya çalışıyoruz. Yani bizim itirazımız Bodrum zaten
yeterince yapılaştı. Yine imara konu özel şahıslara ait arazilerin daha hepsi yapılaşmamış. Siz bir de
kamu arazilerini satıp da hiçbir şekilde sosyal donatı alanı ayırmadan eğer buraları imara konu
ederseniz o zaman Bodrum’un hali nice olacak? Bütün itirazımız bunadır. Bodrum’da kamu arazileri
satışı durdurulmalıdır. Bodrum zaten nüfus açısından belli bir doygunluğa ulaştı. Artık daha fazla
nüfusu kaldıracak bir yarımada değil burası. Zaten birçok bölgesi ya arkeolojik sittir ya doğal sittir ya
da ormandır. Artık buraya dokunulmamalıdır. Bizim itirazımız bunadır. Bununla ilgili yasal süreçleri
takip edeceğiz. Eğer Danıştay’dan herhangi bir yürütmeyi durdurma kararı da gelirse oraya herhangi
bir şekilde ruhsat vermeden tekrar yargı sürecini lehimize sonuçlandırmaya çalışacağız”dedi.
DENİZ KIYISINDAKİ 30 DÖNÜM ARAZİ 252 MİLYONA SATILDI
Belediye olarak, satılan arazinin sosyal, yeşil, ağaçlandırılacak olan olmasından dolayı herhangi bir
planlarının bulunmadığını belirten Başkan Ahmet Aras, “Zaten deniz kıyısında. O kadar değerli ki 30
dönüm yeri 252 milyona satın aldılar. Yani düşünün, ne kadar büyük bir rant var burada. Madem artık
satın aldınız, bu da sonuçta bir yatırımdır. Ama lütfen bekleyin Bodrum Belediyesi sizi doğru
yönlendirsin. Bu ağaçları buradan kaldırmayın dedik ama anlatamadık. Onar gidip ormandan izin alma
yolunu seçtiler. Biz de tabii ki kendi yetkimiz dâhilinde, hukuk dâhilinde tabii ki üzerimize düşen ne
varsa yapmaya devam edeceğiz. Burası çok değerli bir arazi. Bodrum’un her yeri değerlendi
biliyorsunuz. Son dönemdeki nüfus artışlarıyla beraber özellikle konut ve arazi fiyatlarındaki artışlar
inanılmaz seviyelere çıktı. Bu da tabii ister istemez bazı kesimlerin iştahını kabartıyor. Özellikle hazine
arazilerinin peşine düşüyorlar. Çünkü hazine arazilerini imara açtırıp satın alırlarsa -ki büyük araziler
buralar- ancak oralarda bu yatırımlar yapılabilir. Özel şahıslara ait araziler de var ama buralar onlara
göre yeterli değil tabii ki. Bizim son kalan nefes alabileceğimiz hazine arazilerimizi de maalesef bir
gecelik imar planı değişiklikleriyle satışa sunabiliyorlar.”diye konuştu.
BAŞKAN ARAS:BU TAMAMEN BİR İHANETTİR!
“Şöyle bir şey var: Eğer hazine arazisi imar planlarında daha önce öngörülüp de imara açıldıysa
burada sıkıntı yok.”diyen Başkan Aras konuşmasını şöyle sürdürdü “Onlar zaten satılıyor özelleştirme
yoluyla ya da milli emlak yoluyla satılabiliyor. Ancak siz, daha önceden mera olarak, yeşil alan olarak
ya da ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan bir yeri imar planıyla imara açıp da oraya konut, ticaret ya
da turizm gibi lejantlar verirseniz bu tamamen bir ihanettir.
Bu yapılamaz. Çünkü bunların sosyal donatıları alanları yok, yolumuz yok. Bodrum’daki trafik
sorunlarını, alt yapı sorunlarını biliyorsunuz. Biz, bunları şu anda çözmeye çalışırken bir de bizim
önümüze yeni durumlar geliyor. Dediğim gibi biz bunlarla ilgili mücadelemizi sürdüreceğiz. Yani bu
mücadele bir bütündür. Zeytinliklerde de aynıdır, maden sahaları için de aynıdır. Bütün mücadelemiz
Bodrum’u korumak içindir. Bodrum veya Türkiye, Anadolu… Çok değerli bir coğrafya burası.
Örselenmemelidir. Tarihi dokusuyla, doğal dokusuyla korunmak zorundadır. Ben de şu anda Milas
Uzunyuva’dayım. Çok tarihi bir alandayım şu anda. Çalışma ziyareti yapıyoruz. Buraları korumamız
lazım bizim. Bütün derdimiz bu. Hiç kimseyle bir problemimiz yok. Yaptığımız ne bir siyaset ne bir
duygusallık. Bunlar tamamen koruma içgüdüsüyle yaptığımız açıklamalardır, bunu da buradan ifade
etmek istiyorum.”