Muğla
Giriş Tarihi : 11-04-2022 21:16   Güncelleme : 11-04-2022 21:16

ÇİMENTO FABRİKASI’NA KARŞI KURULAN ÇADIR SAKINCALI BULUNDU

ÇİMENTO FABRİKASI’NA KARŞI KURULAN ÇADIR SAKINCALI BULUNDU

ÇİMENTO FABRİKASI’NA KARŞI KURULAN ÇADIR SAKINCALI BULUNDU
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi tarafından Bayır Mahallesi’nde Çimento Fabrikası’na karşı kurulan çadır, Menteşe Kaymakamlığı tarafından güvenlik sebebiyle sakıncalı bulundu.
MUÇEP Menteşe Meclisi, Muğla’nın Menteşe İlçesi Bayır Mahallesi ile Yatağan İlçesi’ne bağlı Deştin Mahallesi arasında yapılması planlanan, “ÇED gerekli değildir” raporu alan ve Menteşe Belediyesi tarafından ruhsatı verilen Çimento Fabrikası’na karşı, Bayır’da kamuoyu algısı yaratmak için çadır kurdu.
MUÇEP Menteşe Meclisi tarafından çadır kurulmasıyla ilgili Menteşe Kaymakamlığı’na 5 Nisan’da gönderilen bilgilendirme yazısında, “Bayır’da Bekir Kaymak mülkiyetindeki Baraj Caddesi üzerinde 11 Ada 57 Parsel adresindeki zeytin bahçesine kendisinin rızasıyla çadır kurulmuştur. Bu çadır Bayır’da kurulmak istenen ve Menteşe Kent Konseyi, Akdeniz Yeşilleri Derneği, Muğla Barosu, Menteşe Belediye Başkanlığı gibi tüzel kişilikler ve gerçek kişilerden oluşan köylüler tarafından aleyhine dava açılan Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocaklarının ormanlarımıza ve çevreye vereceği zararların önlenmesi için kamuoyu yaratmak amacı ile kullanılacaktır” ifadeleri kullanıldı.
GÜVENLİK SEBEBİYLE SAKINCALI BULUNDU
MUÇEP Menteşe Meclisi’nin bilgilendirme yazısına Menteşe Kaymakamlığı tarafından verilen cevapta ise kurulan çadırın çimento fabrikasına yakın olması, fabrika çalışanları ile köylüler arasında tartışma, hakaret ve yol kesme gibi olayların yaşanabileceği gerekçesi ile sakıncalı bulundu.
Menteşe Kaymakamlığı’ndan 6 Nisan’da gelen cevapta, “Muğla Çevre Platformunun Menteşe Kaymakamlık makamına iletmiş olduğu dilekçeye istinaden yapılan araştırmalar neticesinde;
1. Söz konusu arazinin çimento fabrikası ulaşım yoluna bitişik vaziyette olduğu, bu sebeple çimento fabrikası çalışanları ile karşılaşma olasılığının yüksek olması, her iki kesim tarafından birbirlerine yönelik saldırı, hakaret, yol kesme vb. olayların yaşanabileceği,
2. Çadır kurulan arazinin Muğla-Antalya karayoluna yaklaşık 500 metre mesafede olması, ilerleyen ayların turizm sezonu olması nedeniyle yol güzergahını kullanan başka il nüfusuna kayıtlı kişilerin çadır bölgesine gelerek yasadışı olaylara sebebiyet verebilecekleri,
3. Ayrıca arazi kesiminin Bayır İş Merkezi mermer fabrikalarına yaklaşık 500 metre mesafede bulunması nedeniyle yine yolun iş merkezinde faaliyet gösteren mermer işletmelerin kamyonları tarafından kullanılması nedeniyle bölgede çalışan şoför ve diğer çalışanlar arasında tartışma, hakaret, yaralama vb. olayların yaşanabileceği değerlendirildiğinden dolayı bahse konu çadır emniyet ve asayiş açısından sakınca doğuracaktır” denildi.
ÇEVRECİLERDEN CEVAP 
Menteşe Kent Konseyi, MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu ve Bayır Çevre Komitesi, doğaya, ormanlara, ırmaklara, zeytin ağaçlarına, bala, tarım alanlarına ve tüm yaşam alanlarına sahip çıkmak için yöre köylülerinin başlattığı çadır nöbetini desteklediklerini açıkladı.
MUÇEP Menteşe Meclisi tarafından başlatılan çadır nöbeti hakkında Menteşe Kaymakamlığına verdiği bilgilendirme dilekçesine verilen cevap hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:
“1- Söz konusu arazinin çimento fabrikası ulaşım yoluna bitişik vaziyette olduğu, bu sebeple çimento fabrikası çalışanları ile karşılaşma olasılığının yüksek olması; her iki kesim tarafından birbirlerine yönelik saldırı hakaret, yol kesme vb. olayların yaşanabileceği, söylenmektedir. 2005 yılından beri hukuk mücadelesi yanı sıra eylemli olarak da sahada mücadele eden yöre halkımızın bugüne kadar adli kolluğa intikal etmiş tek bir vukuatı yoktur. Yaşam alanlarımıza sahip çıkanlar olarak bizler mevcut aşamada da hukukun vereceği kararı sabırla beklemekteyiz. Şirket sahibi ya da çalışanlarının yaşam alanlarına sahip çıkanlara karşı muhtemel hukuk dışı müdahalelerini önlemek ise idarenin görevidir.
2- Çadır kurulan arazinin Muğla-Antalya karayoluna yaklaşık 500 metre mesafede olması ve ilerleyen ayların turizm sezonu olması nedeniyle yol güzergahını kullanan başka il nüfusuna kayıtlı kişilerin çadır bölgesine gelerek yasadışı olaylara sebebiyet verebilecekleri, ifade edilmiştir. Bu ifade ile il dışından turizm amaçlı gelecek yurttaşlarımız potansiyel suç işleyecek insanlar olarak değerlendirilmiştir. İdarenin bu konudaki tespitini esefle kınıyoruz. Ne bizler, ne de yaşam alanlarına sahip çıkanları desteklemek için il içinden ya da dışından aramıza gelecek yurttaşlarımız, insan, doğa ve ülkesini seven kişiler olarak yasa dışı olayların yaşanmasına asla izin vermeyecektir. Hem Muğla’da hem de Türkiye’nin diğer bölgelerinde yürütülen benzer yaşam aşanlarını koruma mücadeleleri bu konuda sadece olumlu örnekler teşkil etmiştir. 
3- Ayrıca arazi kesiminin Bayır İş Merkezi mermer fabrikalarına yaklaşık 500 metre mesafede  bulunması nedeniyle yine yolun iş merkezinde faaliyet gösteren mermer işletmelerinin kamyonları tarafından kullanılması nedeniyle bölgede çalışan şoför ve diğer çalışanlar arasında tartışma, hakaret, yaralama vb. olaylarının yaşanabileceği değerlendirildiğinden dolayı bahse konu çadır emniyet ve asayiş açısından sakınca doğuracaktır’ denmektedir.”
KAYMAKAMLIĞA CEVAP VERİLDİ 
Açıklamada, verilen cevapta ise 
“Bayır mahallesinde kurulan çadırımız, özel mülkiyet sınırları içinde ve özel mülkiyet sahibinin rızasıyla kurulmuştur. Yola herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Yaşam alanlarını korumak için Çadır nöbetini tutanların kamu yolunu kimlerin ve hangi amaçla kullanıldığını denetlemek gibi bir amaç ve niyetleri yoktur. Çevre katliamı yapılması planlanan alanda yapılan Çadır nöbetinin amacı yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için yürüttüğümüz hukuk mücadelesinin tüm Türkiye kamuoyuna duyurulmasını sağlamaktır. Yatırımcının fısıltı sesini aktarır nitelikte ve yatırımcının çevre mücadelesi yapan kişilere karşı yapacağı müdahalenin ne kadar vahşi bir şekilde olabileceğinin de göstergesi niteliğinde olan bu idari işlem, demokratik hak arama faaliyetlerine karşı idarenin ne denli yanlı işlem yaptığını göstermektedir. Bölge halkının karşı olduğu, doğaya ve insan sağlığına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek bu projede kamu kurumlarına düşen görev yatırımcının değil bölge halkının haklı hak arama mücadelesinin yanında yer almak, anayasaca korunan haklarının güven içinde yerine getirilmesini sağlamaktır. Bizler yaşam alanlarımıza sahip çıkan kişiler olarak, anayasadan ve kanunlarımızdan doğan insan hak ve özgürlükleri perspektifinde hem hukuki hem de fiili mücadelemizi aynı irade ve kararlılıkla kesintisiz bir biçimde sürdüreceğimizi alenen ilan ediyoruz.”