Muğla
Giriş Tarihi : 15-04-2022 18:37   Güncelleme : 15-04-2022 18:37

ÇİMENTO FABRİKASI'NA KARŞI TOPLANAN 4 BİN 191 İMZA İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TESLİM EDİLDİ

ÇİMENTO FABRİKASI'NA KARŞI TOPLANAN 4 BİN 191 İMZA İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TESLİM EDİLDİ

ÇİMENTO FABRİKASI'NA KARŞI TOPLANAN 4 BİN 191 İMZA İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TESLİM EDİLDİ
Muğla’nın Menteşe İlçesi Bayır Mahallesi ile Yatağan İlçesi Deştin Mahallesi arasına kurulması planlanan çimento fabrikasına karşı toplanan 4 bin 191 imza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. 

Muğla’nın Menteşe İlçesi Bayır Mahallesi ile Yatağan İlçesi Deştin Mahalleleri sınırlarında kurulması planlanan, “ÇED olumlu” raporu ve Menteşe Belediyesi tarafından ruhsatı verilen çimento fabrikasına karşı yürütülen imza kampanyalarında, 4 bin 191 kişiden ıslak ve internet üzerinden de 13 bin 139 imza toplandı. 
Toplanan ıslak imzalı dilekçeler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Müdürlük önünde yapılan basın açıklamasına CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay da destek verdi.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Menteşe Kent Konseyi’nden Alev Öztürk, kamuoyuna daha önce yaptıkları açıklamalarda da belirttikleri üzere, 1993 yılında başlayan Bayır Mahallesi'nde çimento fabrikası kurma çabalarının inatla sürdürüldüğü ve gelinen aşama itibarıyla fabrika alanında inşai faaliyetin başladığını belirtti.
Öztürk, “Bahse konu rapor ve uzman görüşü incelendiğinde yapılması düşünülen projenin; Kazan ve Bayır sulama göletlerinin su toplama havzası üzerinde yer aldığı, projenin yaratacağı tahribat neticesinde bu iki göletten sulanan tarım arazilerinin zarar göreceği, hammadde ocaklarında tercih edilen faaliyet yönteminin dereler ve yer altı suları bakımından zarar verici etkiye sahip olacağı, hali hazırda katı yakıtlı 3 termik santral, başkaca çimento fabrikaları ve çok sayıda taş ve mermer ocağından kaynaklı kirlenmenin boyutları ile birlikte düşünüldüğünde hava kalitesi açısından ciddi sonuçlar yaratacağı ortadadır.” ifadelerini kullandı.
Toplam 776 hektar büyüklüğündeki proje alanının tarım alanlarına ve yetişmiş zeytinliklere fazlasıyla yakın olduğuna dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti:
“Deştin köyü bakımından bu mesafe 2 kilometreye kadar düşmekte olup ÇED dosyasında bulunan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yazısında 1-1,5 kilometre mesafede başka zeytinliklerde mevcuttur. Bu durum ise 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’nun 20. maddesine kesin aykırılık oluşturmaktadır.  Bunun yanında, patlatma yöntemi ile hammadde çıkarılacak olması, kırma ve öğütme tesislerinin etkisi bir arada düşünüldüğünde ciddi bir toz ve gürültü kirliliği yaratacaktır. Fabrikada günlük 850 ile 2100 ton arasında kömür yakılacaktır. Bu durum aynı havzada bulunan 3 Termik Santralin yarattığı hava kirliliği emisyon değerlerini artıracaktır. Çimento fabrikası fırın bacalarından çıkacak toz ve dumanın içinde bulunan organik ve inorganik kimyasallar ve metaller, toprağı kirletecek, bitkilerin büyümesini olumsuz etkileyecek, başta zeytin ağaçlarının yaprakları olmak üzere, meyve ağaçlarının yapraklarının yapılarını değiştirecek, sürgün ve yaprak büyüme ve gelişmelerini bozacak, meyve sayısı ve verimini olumsuz etkileyecektir.”
Öztürk, fabrika faaliyetinin halk sağlığı üzerinde ciddi sorunlar yaratacağını, başta solunum kaynaklı sorunlar olmak üzere ölümlere yol açacak boyutta sağlık sorunları yaratacağını dile getirdi.
Bacalardan salınacak gazların, termik santrallerle birlikte sera etkisini daha da arttırarak küresel ısınmayı hızlandıracağını, hem de daha fazla asit yağmurlarına neden olacağını ifade eden Öztürk, “Projeye ilişkin ‘ÇED olumlu’ kararının dayanağı olan nihai ÇED raporunun aktarılan bu kaygıları giderecek yeterlilikte olmadığı, pek çok hatalı ve güncelliğini yitirmiş veri içerdiği, tarım ve yerleşim alanlarına mesafe, proje alanında bulunan orman vasıflı alanlar gibi konularda yanlış bilgilere dayalı hazırlandığı anlaşılmaktadır. Mevcut hali ile ÇED raporu, projenin çevre ve insan sağlığı üzerinde yaratacağı tahribatı göz ardı etmektedir.” diye konuştu.
"KİRLİLİK KAYNAĞINA DÖNÜŞECEKTİR"
Öztürk, fabrikanın bulunduğu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında sanayi alanı olarak tanımlandığının bilinmekte olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Aynı havzanın 3 termik santral ve onlarca mermer ve diğer tür maden tesisleri de içerdiği göz önüne alındığında Özellikle Menteşe ve Yatağan İlçeleri bakımından telafi edilemez boyutta kirlilik kaynağına dönüşeceği dikkate alınmalıdır. Öte yandan Muğla coğrafyasının büyük bölümünün çevresel tahribat potansiyeli yüksek ticari faaliyetlere açıldığı bilinmektedir. Çimento fabrikası bütün bu kirletici faaliyetler içinde önemli bir tehlike potansiyeli taşımakla birlikte tek sorun da değildir. 01 Ocak 2022 tarihinden bugüne kadar geçtiğimiz 3,5 aylık zaman zarfında Muğla İline Yönelik Çevresel Etki Değerlendirmesi gerektirir toplam 109 proje için başvuru yapılmıştır. Bu 109 projeden 55 tanesine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tarafından ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı ile onay verilmiş, kapasite ve nitelik itibarı ile Bakanlık yetkisinde bulunan 2 projeye ise bakanlık tarafından “ÇED olumlu” kararı verilmiştir. Kalan 52 başvuru bakımından ise ÇED süreçleri sürmektedir. Olumsuz karar verilerek sonlandırılmış tek başvuru bulunmamaktadır. Bu veriler kirletici nitelikteki projeler bakımından çevresel etki değerlendirme sisteminin adeta bir otomatik onama sistemine dönüştürülmüş olduğunu, başvurulan her projenin onay aldığını göstermektedir.”
"ÇED OLUMLU KARARI GERİ ALINMALI, YAPI RUHSATI İPTAL EDİLMELİ"
Yürüttükleri imza kampanyaları sonucunda 4 bin 191 tane ıslak imza toplandığının altınız çizen Öztürk, yine internet üzerinden 13 bin 139 kişinin imza kampanyasına destek verdiğini anlattı.
Öztürk, toplanan ıslak imzalı dilekçeleri Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunduklarına da dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Kampanya sürecinde de vurguladığımız üzere sorunun çözümü ve sürdürülebilir bir çevre düzeni bakımından, mevcut sahayı sanayi alanı olarak tanımlayan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve buna uygun olarak hazırlanan alt ölçekli planlar ile Entegre Çimento Fabrikası Kurulumu amacı ile hazırlanan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planları derhal iptal edilmelidir. Çimento Fabrikasına yönelik ‘ÇED olumlu’ kararı geri alınmalıdır. Çimento fabrikası inşası için verilen yapı ruhsatı da iptal edilmelidir. Menteşe Kent Konseyi, MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu ve Bayır Çevre Komitesi olarak biz imzacı kurumlar süreci takip etmeye devam edeceğimizi belirterek destek sunan herkese teşekkür ediyoruz."
“MUĞLACENNET BİR İL”
Çevrecilerin basın açıklamasına destek veren CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay ise “Her zaman söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Muğla'mız cennet bir il. Tarımı ve turizmi ile de ülkeye ciddi anlamda katma değer sağlayan bir ilimizdir. Siyasiler olarak da bu toprakları seven insanlar olarak da bu güzelliği yarınlara bırakmak için bir mücadele veriyoruz. Zeytini, narenciyesi, portakalı, limonu, fıstık çamı, koyları ve ormanları ile insanların özgürce, rahatça yaşayabileceği bir ildir ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmayı için de büyük bir mücadele veriyoruz. Muğla'nın her köşesinde veriyoruz.” diye konuştu.
Erbay, Bodrum'da kaçak olduğu için yıkılan evlerin fotoğrafını gösteren Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne seslendiğini, Bodrum için gösterdikleri duyarlılığı Bayır'daki çimento fabrikası için de göstermelerini beklediklerini söyledi.
“AKP İL BAŞKANI DA BİZİM GİBİ DÜŞÜNÜYOR”
Bu izni veren bürokratlara ve Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Erbay, bu projenin yanlış olduğunu savunarak, şöyle devam etti:
“Muğla'nın göbeğinde Çimento Fabrikası yapmak yanlıştır. Doğru bir proje değildir. Artık gelişmiş ülkelerde Çimento Fabrikası açılmıyor. Avrupa'nın hiçbir yerinde Çimento Fabrikası açılmadığı gibi fabrikalar kapatılıyor. Biz yatırıma karşı değiliz, çimento fabrikası açılabilir mi? Evet açılabilir. Yakın zamanda AKP İl Başkanı da bir açıklama yapmış, demiş ki 'Çimento Fabrikası açılabilir ama yeri yanlış demiş'. Bizim gibi düşünüyor. Biz de tam bunu söylüyoruz. Çimento Fabrikası açılmasın demiyoruz ama yeri yanlış diyoruz. Muğla'nın göbeğine hançer gibi Çimento Fabrikası'nı saplanmasını istemiyoruz. O raporu veren insanların vicdanına gerçekten seslenmek istiyorum, nasıl ÇED olumlu raporunu verdiler gerçekten bilmiyorum. Civarında 2 tane baraj var. O barajdan çıkan suçlarla tarım arazileri sulamakta. Buradan çıkan kimyasal maddeler barajlara karışacak, bölgede tarım arazilerini sulayan suların içine karışacak, dolayısıyla insanlar etkilenecek. Buna nasıl ÇED raporu olumlu verdiler anlamak mümkün değil. Kent merkezine, yaşam alanlarına çok yakın. Bunu nasıl açıklayabilir? Bu raporu veren ilgili bürokratların vicdanına sesleniyoruz, nasıl bu raporu verdiniz? Gidip gördünüz mü yerini?”
“ÇED OLUMLU RAPORLARINI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİN”
Muğla'yı savunmak için büyük mücadele verdiklerini ve mücadeleye devam ettiklerini belirten Erbay, “Yangınlarda da o bölgedeydik. O bölgeden yangınlar buraya gelmesin diye tüm kurum, kuruluşlar, ormanıyla, çevresiyle, tarımıyla, belediyeleriyle büyük mücadele verdik ve engelledik. Peki, bu benzer tehlike değil mi aynı şekilde? Menteşe'ye yaklaşan büyük bir tehlike değil mi? O yüzden çağrı yapıyoruz, tüm bürokratlara, Çevre, Şehircilik Müdürlüğü'ndeki bürokratlara, Sayın Çevre Şehircilik Bakanına ve Cumhurbaşkanı'na, Bayır'daki Çimento Fabrikası projesi iptal edilmelidir. Muğla’ya zarar verilen projelere izin verilen ÇED raporları var, hepsini yakinen takip ediyoruz. Hukuki süreçler takip ediliyor. Şuan da Bayır'da Çimento Fabrikası alanında kamyonları süren, orada çalışan işçilere, kardeşlere sesleniyorum, hukuki bir süreç devam ediyor. Bunun iptal edileceğine eminim. Yarın idare mahkemesine keşifler geldiğinde oradaki barajlar görüldüğünde zeytinlik alanlar görüldüğünde bu ÇED raporu kesinlikle iptal edilecektir.” diye konuştu.
Erbay, sözleri şöyle tamamladı:
“Oradan çıkan çimentolar büyük ihtimal Güllük'ten ve civar limanlarda taşınacak. Bu bölge trafik olarak da yoğun bir bölge. Turizm sezonunda yoğunlaşan bir trafik var. Bu çimentolar taşınırken de oradan artan trafikle, tırlarla da bu yoğunluk artacak. Bu bölgenin bunu da kaldırması uygun değil. Gelin bu ÇED olumlu raporlarını tekrar gözden geçirin, bu bölgeyi yeniden gidip gözden geçirin, şirket yetkilerine sesleniyorum, hukuki davanın sonucu belli olmadan yapılacak her türlü işlemlerden ve buradan doğacak zarardan siz sorumlusunuz. Gelin bunu durdurun, bu hukuki sürecin sonunu bekleyin.”