Muğla
Giriş Tarihi : 01-03-2022 12:09   Güncelleme : 01-03-2022 12:09

“ÇİMENTO KARTELİ VE ORTAKLARI KANUNLARI YOK SAYARAK SUÇ İŞLEMEKTEDİR”

“ÇİMENTO KARTELİ VE ORTAKLARI KANUNLARI YOK SAYARAK SUÇ İŞLEMEKTEDİR”

 

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi, Menteşe Kent Konseyi, Deştin ve Bayır Çevre Platformu üyeleri ve vatandaşlar, Menteşe Belediyesi tarafından ruhsat verilen entegre çimento fabrikası alanında, “Çimento Fabrikası’na Hayır” sloganı ile basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Çok uluslu Çimento Karteli TİTAN yerli ortakları ve işbirlikçilerinin de destekleri ile halen tüm tarım, orman, zeytincilik, hayvancılık ve halk sağlığı ile ilgili kanunları yok sayarak fabrika kurma ısrarını sürdürmektedir. Tüm bu kanunları yok sayarak suç işlemektedir. Bu proje yasal değildir.” ifadelerine yer verildi.


Muğlalı çevreciler, fabrikanın kurulması planlanan Yatağan ilçesine bağlı Deştin ve Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahalleleri sınırında, yaklaşık 80 araç ile 500 vatandaşın katılımıyla basın açıklaması düzenledi.
Ellerinde, “Çimento değil, organik tarım”, “Doğa talanına hayır”, “Geleceğimi yakma” yazılı dövizler taşıyan çevreciler, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları attı.
Yapılan ortak açıklamada, 1992 yılından bu yana AB ülkelerinin çevreye, ormanlara, tarıma, su kaynaklarına, insan ve canlı sağlığına yok edici, ölümcül zararlarından dolayı kapattığı, yıktığı, yenilerini kendi ülkelerine değil, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine kurdukları, kendi ülkelerinde yasakladıkları çimento fabrikalarının projelerinin her nedense ısrarla, inatla tarımın, ormanın ve zeytinciliğin başkenti Muğla’da kurulmaya çalışıldığı vurgulandı.
‘MUĞLA ÇİMENTO LOBİSİ’
Muğla’da ilk çimento girişiminin 1992 yılında Bayır Yaylası’na kurulmak istendiğini, dönemin belediye başkanı Emin Balcıoğlu ve Bekir Kaymak’ın ve Bayır halkının mücadeleleri sonucu durdurulduğuna dikkati çekilen açıklamada, “İkinci olarak Yatağan Çırpı Ovası mevkiine fabrika girişimi olmuş. Avukat Nuray Şahbudak arkadaşımızın hukuki önderliğinde, Turgay Mutlu, Ziya Alpözen ve diğer Yatağan Çevre Platformu gönüllüsü doğal yaşam dostlarımızın mücadeleleri ile durdurulmuştur. Bu mücadele sürecinde ne yazık ki, maalesef çimento şirketlerinin çabaları ile halk arasında ‘Muğla Çimento Lobisi’ olarak nitelenen birkaç yurttaştan oluşan yerel lobi ortaya çıkmıştır. Üçüncü olarak ise 2004 başlarında şu an bulunduğumuz Deştin Köyü Tek Ağaç mevkiine şu gördüğümüz ormanların, akarsularımızın, iki tane sulama barajımızın, zeytinliklerimizin, köylerimizin, evlerimizin tam ortasına bu zehir fabrikası kurulmaya kalkışılmıştır. Bu köylerimizi yok edecek talan, zehir, ölüm projesi dönemin Deştin Muhtarı Dursun Üstün arkadaşımızın açtığı davaların, Yatağan, Muğla ve İzmir’den gönüllü çevre dostu avukatlarımızın katkılarıyla kazanılması ve Muğla, Ankara, İstanbul gibi yerlerden çevre, orman ve ziraat mühendisi, doktor, dostlarımızın bilimsel raporları ve çalışmaları ile engellenmiştir.” denildi.  
“ÇİMENTO KARTELİ VE ORTAKLARI KANUNLARI YOK SAYARAK SUÇ İŞLEMEKTEDİR”
Açıklamada, her nedense, 3 kez yargı kararlarıyla durdurulan Muğla’da çimento fabrikası kurma girişimlerinin ısrarla, inatla sürdürüldüğüne işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:
“2010 yılında davaları kazanarak durdurduğumuz proje şirket ismi değiştirilerek bilimsel, ekolojik yaşamsal ve sosyal gerçekliklerden uzak yeni bir usulsüz ÇED raporu hazırlatarak yeniden malum çimento lobisinin de katkılarıyla aynı alana bulunduğumuz Deştin ve Bayır topraklarına utanmadan fabrika kurma çabasına devam etmiştir. Çok uluslu Çimento Karteli TİTAN yerli ortakları ve işbirlikçilerinin de destekleri ile halen tüm tarım, orman, zeytincilik, hayvancılık ve halk sağlığı ile ilgili kanunları yok sayarak fabrika kurma ısrarını sürdürmektedir. Tüm bu kanunları yok sayarak suç işlemektedir. Bu proje yasal değildir. Alınan tüm raporlar ve izinler yasalarımıza aykırı olarak düzenlenmiştir. Bunlarla ilgili tüm hukuki girişimleri avukat arkadaşlarımızın katkılarıyla açmış bulunmaktayız. Yargının çeşitli üniversitelerden Muğla (MSKÜ) Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitelerinden öğretim üyesi akademisyen dostlarımızın hazırladıkları bilimsel raporlardan, yasalardan yana olacağına ve bu projeyi durduracağına inancımız tamdır. Basın açıklamamızda da ifade ettiğimiz gibi Didim’den Kaş’a kadar yeryüzü cenneti Muğla’mızın hiçbir yerine çimento fabrikası gibi aşırı fosil yakıt tüketen kirletici zehir fabrikaları kurulamaz, kurulmamalıdır, kurdurmayacağız. Bu proje durdurulana kadar hukuki fiili meşru toprak onur yaşam mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşamın ve yeşilin bütün tonlarını koruyacağımıza söz veriyoruz.”