GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-03-2022 13:08   Güncelleme : 07-03-2022 13:08

DMYD Başkanı Özdemir, “8 Mart emekçi kadınların günüdür”

Dijital Medya ve Yayıncılar Derneği Başkanı Serap Ülkü Özdemir, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklamada bulundu.

DMYD Başkanı Özdemir, “8 Mart emekçi kadınların günüdür”

 

 

 

 

Dijital Medya ve Yayıncılar Derneği Başkanı Serap Ülkü Özdemir, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklamada bulundu.

 

8 Mart tarihinin önemine değinen Dijital Medya ve Yayıncılar Derneği Başkanı Serap Ülkü Özdemir, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Bu grev esnasında polis işçilere saldırdı ve onları fabrikaya kilitledi. İşçilerin fabrikaya kilitlenmesinin ardından çıkan yangında, işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi” dedi.

 

Açıklamasını sürdüren Dernek Başkanı Özdemir, “8 Mart tarihi kadınların emeğini ve özverisini simgelemektedir. Günümüzde kadınlar şiddet ve psikolojik baskının yanında iş hayatında ambargolarla karşılaşmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde erkekler kadınlara çiçek verecek, telefondan ya da internetten sevgi ve ilgi içeren mesajlar iletecekler. 8 Mart pek çok yerde siyasal etkisini yitiren bir gün olmuştur. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramasıyla başlamıştır” ifadelerini kullandı.

 

Dijital Medya ve Yayıncılar Derneği Başkanı Serap Ülkü Özdemir açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Hiçbir kadının şiddete maruz kalmadığı; eğitim, iş ve özel yaşamında ayrımcılık yaşamadığı bir dünya amaçlanmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği bulunduğumuz süreçte, sürdürülebilir kalkınmayı tam anlamıyla başarmış bir ülke olmak için vazgeçilmez bir hedef olmalıdır. Ne var ki toplumsal cinsiyet eşitsizliği, erkek şiddeti ve kadın cinayetleri vicdanımızı yaralamayı sürdürüyor. Kadına yönelik şiddetin etkili bir mücadele ile sona erdiği; kadınlarımızın eğitim, çalışma hayatı ve karar alma mercilerine eşit katılımını sağladığı bir Türkiye’nin daha kalkınmış bir ülke olacağı inancındayım.”