GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-07-2022 20:09   Güncelleme : 20-07-2022 20:09

"Hamidiye Kahramanı" Rauf Orbay'ın vefatının üzerinden 58 yıl geçti

 

1. Balkan Savaşı sırasındaki başarılarından dolayı "Hamidiye Kahramanı" olarak tanınan, Milli Mücadele'de yer alan Hüseyin Rauf'un (Orbay) vefatının üzerinden 58 yıl geçti.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın mücadele arkadaşlarından Orbay, 27 Temmuz 1881'de İstanbul'da doğdu.

Ayan Meclisi üyeliği ve Trablusgarp Valiliği yapan Kafkasya kökenli Aşharuva Mehmed Muzaffer Paşa ve Kürt aşiret reislerinden Bedirhan Paşa'nın kızı Rüveyde Hanım'ın oğlu Orbay, ortaöğrenimini Trablus Askeri Rüştiyesi'nde tamamladı. Orbay, Heybeliada Bahriye Okulu'nu 1899'da bitirerek deniz kuvvetlerine katıldı.

13 Kasım 1907'de sağ kolağası olan Orbay, 31 Mart Ayaklanması'nı Selanik'ten İstanbul'a gelerek bastıran Hareket Ordusu'nda ön yüzbaşı olarak görev aldı. Bu harekat sırasında Atatürk ve İsmet İnönü ile tanışan Orbay, 1909'da Hamidiye Gemisi Komutanlığı'na atandı.

1. Balkan Savaşı sırasında komutasındaki Hamidiye Kruvazörü ile Çanakkale'de Yunan ablukasından kaçmayı başararak tarihin ilk korsan kruvazör harekatını gerçekleştiren Orbay, daha sonra kamuoyunda "Hamidiye Kahramanı" olarak tanındı.

1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı gizli örgütü Teşkilat-ı Mahsusa'da görevli olarak İran ve Irak'ta bulunan Orbay, savaşın kaybedilmesi, İttihat ve Terakki hükümetinin istifasından sonra kurulan kabinede bahriye nazırlığı görevine getirildi. Orbay, görevi sırasında hükümet adına Osmanlı Devleti'ni fiilen sona erdiren Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kaldı.

Milli Mücadele'ye katılması

Orbay, daha sonda bahriye nazırlığı görevinden ayrılarak Anadolu'daki Milli Mücadele'ye katıldı. Atatürk ile Erzurum ve Sivas kongrelerine iştirak eden Orbay, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi Amasya Genelgesi'nin hazırlanmasında yer aldı.

Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Felah-ı Vatan grubunun kurulmasına önderlik eden Orbay, meclisin İngiliz kuvvetlerince basılması üzerine tutuklanarak Malta'ya sürgüne gönderildi.

Sürgünün ardından 1921'de Sivas milletvekili sıfatıyla TBMM'ye katılan Orbay, Bayındırlık Bakanlığı ve Meclis 2. Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Orbay, 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi öncesinde 12 Temmuz 1922-4 Ağustos 1923'te TBMM İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı görevine getirildi.

Orbay'ın, Kurtuluş Savaşı'nın Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmasının ardından başlayan Lozan görüşmeleri sırasında bazı hükümet kararlarının dışına çıktığı gerekçesiyle İsmet İnönü'ye sözleşmeyi imzalama yetkisini vermemesi üzerine İnönü ile araları açıldı. Orbay, Atatürk'ün gerekli yetkiyi İnönü'ye vererek anlaşmanın imzalanması sonrası başbakanlıktan istifa etti.

İlk muhalefet partisinin kurucularından

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucularından Orbay, partinin 1925'te kapatılmasının ardından Atatürk'e İzmir'de yapılması planlanan suikastla ilgili davada idamla yargılandı, 10 yıla mahkum edildi.

Hakkındaki suçlama ve kararı kabul etmeyen Orbay, 1933'te çıkan Af Kanunu'ndan yararlanmayı "...benim asla ve hiçbir suretle en ufak bir cürümle dahi suçlu olmadığım için ilan edilen aftan katiller ve şakiler gibi faydalanmayı düşünmem mümkün değildir." diyerek reddetti.

Orbay, 1935'te tekrar siyasete girerek TBMM'nin 6. döneminde Kastamonu'dan milletvekili seçildi ancak Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılmadı.

2. Dünya Savaşı sırasında 1942'de Londra Büyükelçiliği'ne getirilen Orbay, 1944'te kendi isteği ile bu görevden ayrıldı.

Yaşamının geri kalanını üniversitelerde ders ve konferanslar vererek, seyahat ederek geçiren Orbay, 1964'te İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.