Marmaris
Giriş Tarihi : 15-06-2022 15:50   Güncelleme : 15-06-2022 15:50

Marmaris Kent Konseyi 15 Haziran 2022 tarihli Basın Açıklaması

Marmaris Kent Konseyi 15 Haziran 2022 tarihli Basın Açıklaması

HALKIMIZA;
Ülke kamuoyuna mal olduğu üzere Marmaris Kent Konseyi Ekolojik Mücadele Komitesi olarak uzun
zamandır kentimiz adına bir çevre mücadelesi veriyoruz. Ne kadar acıdır ki; tüm video görüntülerine
ve yapılan açıklamalara rağmen dinamit kullanarak doğamızı katleden, kıyılarımıza iş makineleri ile yol
açan, hafriyatı denize boşaltıp dolgu yapan, inşaat yasağına uymayan ve milli park alanını kesilen tüm
cezalara rağmen bugün dahi işgal etmeye devam eden Sinpaş/Kızılbük inşaatına hiçbir kurum dur
diyememiştir. Herkesin gözü önünde ve bilgisi dâhilinde gerçekleştirilen bu kanunsuzluk insanın
aklına şu soruyu getiriyor. Bu kenti kim yönetiyor?
Bizim ısrarla yapmış olduğumuz şikâyetlere dayanarak Savcılık tarafından atanan bilirkişinin “25
dönüm milli park alanı tahrip edilmiş ve yol açılmıştır” raporunun üzerinden neredeyse bir yıl
geçmesine rağmen soruşturma davaya dönüşmemiştir. Bu süre içinde milli park alanı son görüntülere
göre bir kat daha tahrip edilmiştir. Ayrıca kanunsuz olarak işgal ettikleri milli park alanına girişleri
engelleyen “siz muhalif ve solcu gazetecilere demeç veriyorsunuz” diyerek işledikleri suçu, bizi
“kriminalize” ederek bertaraf etmeye çalışan ve “çalışanları zor tutuyoruz” diyerek tehdit ettikleri için
şirket sorumluları aleyhine yaptığımız şikâyetlerin, video görüntüleri de olmasına rağmen hâlâ bir
sonuç alınamamıştır.
Ancak söz konusu mücadele edenler oldu mu sistem tıkır tıkır çalışmaktadır. Konu kamuoyuna mal
olduğu için gelen her konuk ve davet ettiğimiz panelistler doğal olarak talan edilen alanı ve tahribatı
kendi gözleri ile görmek istemektedirler. En son HDP milletvekili Murat Çepni alanı görmek istemiş
bunun üzerine bir grup vatandaş ile milli park alanına gitmeleri üzerine yine şirket sorumluları
tarafından görevlendirilen kapıdaki kişilerin direnci ve kapının kapalı olması sebebiyle yaşanan sözlü
tartışmaların sonucunda alana girilmiş ve vekil tarafından bir açıklama yapılmıştır. Fakat şirket
“Şantiye alanımıza girdiler, malıma zarar verdiler, Su’yu silah olarak kullandılar” bahaneleriyle yine
suçlarını bastırmaya çalışmışlardır. Ayrıca polis tutanağında ki sayının üstünde bir sayı bildirmeleri
bilinçli olarak kendilerini mağdur konumuna sokmaya çalışarak iftira atmaktır. Ama şunu
unutmasınlar: Vermiş olduğumuz çevre mücadelesini bu şekilde yalanla, iftira ve korkutmayla
sonlandıramazlar. Birileri sesini çıkartmıyor, yasaları herkese eşit biçimde uygulamıyor olabilir.
Yandaşlıkla sessiz kalanlar da olabilir ama bu kentin halkı onların kulu kölesi değildir.
Öncelikle o kapı sizin şantiye sahanız değil. Orası bir milli park ve siz orayı işgal ediyorsunuz. Sizin
inşaat sahanız 750 metre geride. Bunu sizde biliyorsunuz. Eğer öyle olmasa ilgili kurum bu konuda
ceza kesemez ve suç duyurusunda bulunamazdı. Yani şirket olarak Anayasamızın 23.maddesine aykırı
biçimde Marmaris halkının seyahat özgürlüğünü kısıtlıyorsunuz. (TCK’ nun 109/1.2 ve 3b maddelerini
ihlal ediyorsunuz). Ayrıca “kendinizi polis, jandarma, orman veya milli park görevlisi yerine koyarak”
TCK’ nun 262.maddesine girecek şekilde kamu görevini usulsüz olarak üstlenme suçu işleyerek alana
girmek isteyenlerin önüne set çekiyorsunuz ve engel oluyorsunuz. Yine milli parka girmek isteyen
vatandaşları “çalışanları tedirgin ediyorsunuz, onları zor tutuyoruz, gidin buradan” diyerek TCK’ nun
106/1. ve 2/c maddeleri giren tehdit suçunu işliyorsunuz. Milli park alanında dinamit atıyorsunuz,
kıyıya yol açıyorsunuz, denizi dolduruyorsunuz, inşaat yasağına uymuyorsunuz ve milli park alanını
tahrip etmeye devam ediyorsunuz. Buradan tutanakta imzası olan polisleri de bilgilendirmek
istiyoruz. O kapı şantiye sahası girişi değildir. Gelenler inşaat sahasına değil milli park alanına girmek
istemişlerdir. Evet, sizin de tespit ettiğiniz üzere gelenler içeri alınmamıştır. Burada bir suç varsa ki
var, o suçu işleyenlerde şirket yetkilileridir.
En önemlisi de verilen çevre mücadelesinde altı siyasi partinin ve kent konseyinin oluşturduğu
"Ekolojik Mücadele Komitesi" var ve tüm aciklamalar bu komite aracılığı ile yapıldığı halde kasıtlı ve
devamlı olarak "Halime Şaman ve arkadaşları" vurgusunu hem mahkemelerde hem de her

açıklamasında yaparak kişiyi hedef gösterme ve can güvenliğini tehlikeye sokma suçu “TCK 123” ve
halkı kin ve düşmanlığa tahrik “TCK 216” suçunu işlemekte bilinçli olarak ısrar etmektedirler.
Son günlerde ulusal ve yerel düzeyde yapılan açıklamalara göre Sinpaş yağmasına AKP de, CHP de, İYİ
Parti de karşı olduğunu söylüyor. İktidarı ile muhalefeti ile herkes yaşanılan yağmaya, yıkıma karşı ise
sorumlular niçin görevlerini yerine getirmiyor? Ekolojik Mücadele Komisyonu olarak Marmaris’teki
odalara, kitle örgütlerine ve Marmaris’te yaşayanlara bir kez daha seslenelim: Sinpaş’ın yaptığı
katliama karşı gelin Marmaris’i birlikte savunalım; bu doğa düşmanlarına güçlünün haklı değil,
haklının güçlü olduğunu gösterelim.