Marmaris yat limanında yaklaşık beş metre uzunluğunda, küçük bir balıkçı teknesi demirlidir. Tekne, sahibi tarafından yıllar önce alınmış, boş zamanlarda balık tutmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir teknedir.
Tekne bir gün bağlı olduğu limandan çalınmak istenir, kolluk kuvvetlerine bilgi verilir. Yapılan araştırmada bir emare bulunmaz çalmak isteyenlerle alakalı. Ama tekne sahibi yeni bir kilit ve CPS cihazı monte eder tedbir amaçlı...
Aradan biz zaman daha geçer. Takribî 15 gün sonra..
Tekneye bağlanan chip (CPS)sinyal verir. Tekne hareket halindedir.
Tekne sahibi alelacele limana gider. Tekne yoktur. Anında yine Marmaris Emniyetine, Sahil Güvenliğe haber verir. Resmi müracaat 22 ‘inci dakikada yapılmış ve tekneye bağlı olan CPS sinyali henüz tekne çok yakındayken polise aktarılmıştır.
Tekne, Marmaris Limanından ayrılır, İçmeler'e gider. Tekneyi kaçıran üç kişidir. İki bayan, bir erkek. İçmelerden bir erkek daha biner tekneye.
Açılır denize.
Ancak tekne sadece beş metredir. Açık denize çıkması imkansızdır.
Tekne Türk Karasularını geçmeden alabora olarak sürüklenmeye başlar. Akıntının etkisi ile Türk Karasularını aşarak uluslararası sulara ulaşır.
Bu arada bir İsrail bandıralı bir yolcu gemisi bunları görür. Yaklaşarak tekneye alır. Ancak tekneye iki bayan ile, İçmeler'den binen erkek çıkar. Marmaris’ten tekneyi çalan erkek geri dönerek, alabora olan teknenin üstündeki, içinde muhtemelen para olan çantayı almak için geri döner fakat gemiye binmez. İsrail teknesi bunları Simi adasına götürerek, Yunan polisine teslim eder.
İki kadın Türkiye'ye iade talebinde bulunurken, İçmeler ‘den binen erkek iltica talebinde bulunur. Dava devam etmektedir.
Bu arada, olayın ertesi günü tekneyi çalanların limana geldiği araç tespit edilir. Aracın plakasından sahibi de. Karakola çağrılır. Araba sahibi karakola geldiğinde arabasının bulunmasından dolayı büyük bir sevinç içindedir. Çünkü daha önceden çalıntı ihbarında bulunmuştur. Yani tekneyi çalmaya gelenler çalıntı bir araç ile gelmiştir.
Şimdi sıkı durun...
Milliyetçi Hareket Partisi.
2024 Yerel seçimlerinin hemen sonrası.
O zaman MHP Muğla il başkanı Oğuz Akarfırat.
Marmaris'te limandan çalınan bu beş metrelik balıkçı teknesi, önceki dönem MHP Muğla İl başkanı Oğuz Akarfırat'ın kızına aittir. Teknenin önce de sonra da çalındığını ihbar eden Oğuz Akarfırat'ın kızıdır. İşin en can alıcı tarafı; bu olayla ilgili olarak, ne tekne sahibi sıfatıyla Oğuz Akarfırat'ın kızı, ne de bizzat kendisi aleyhinde, hakkında bir tek açılan ne soruşturma, ne şikayet hiçbir şeyin olmaması. Olay baştan itibaren tekne sahibi kızı tarafından verilen dilekçe ile resmi makamlara saniye saniye bildirilmiş. Buna ilave olarak, Akarfırat, ne olur ne olmaz diyerek bir MHP Genel Başkan Yardımcısı'na da kızına ait olan teknenin başına gelenleri arz etmiş.
Bir el o düğmeye basar.
Olaydan bir vakit sonra, Muğla'da bir "ALGI OPERASYONU" başlar. Savcılar aranır, hakimler aranır, başka başka insanlar aranır. MHP çevrelerinde saygın insanlar aramaya başlanır...
Cümleler hemen hemen aynıdır; Ben bir duyum aldım. MHP il başkanı Oğuz Akarfırat insan kaçakçılığı yaparken yakalanmış, iki gün de hapiste kalmış vs denilir. Bu telefonların hemen hemen hepsi "GİZLİ NUMARA" dan yapılır.
İsmail Saymaz Devrede.
Aynı numara gazeteci İsmail Saymaz'ı arar. Saymaz, eline geçen fırsatı değerlendirmek için Halk TV de canlı yayında veryansın eder. Ancak işin aslını öğrenmeden yapar bunu. Daha sonra Oğuz Akarfırat'ı arar. Akarfırat'ı aradığında Ankara yolundadır. Arabasını durdurur. Yaklaşık 1,5 saat konuyu baştan sona anlatır. Anlatır ama iş işten geçmiştir bir kere.
Muhtemelen İsmail Saymaz muhbirinin adını Oğuz Akarfırat'a vermiştir de neyse...
Aynı anda, MHP Genel Merkezi'ne de ulaşır bu telefonlar. İsmail Saymaz'ın programı da üstüne gelince.. Oyunu kuranlar amacına ulaşmıştır.
Oğuz Akarfırat'ın baştan sona konuyu arz ettiği Genel Başkan yardımcısı hariç, birkaç etkin kişi, muhtemelen Oğuz Akarfırat'ın ÜSTÜNÜ çizen birileri, Genel Başkan Dr Devlet Bahçeli'ye durumu olduğu gibi arz etmek yerine, farklı bir söylemle, olayı "YAPMIŞ, yapmamış olsa bile bundan Parti zarar görür diyerek dile getirirler. Bu gibi konulara karşı son derece hassas olan Genel Başkan, "biraz dinlensin" notuyla kararını verir.
Fakat bu iftira Oğuz Akarfırat'ın üstüne yapışmış kalmıştır. Hiçbir suçu, günahı, dahli olmadığı halde, hem maddi, hem manevi olarak büyük kayba uğrayan, hem de makamından olan Akarfırat'ın ahı tutar mı tutmaz mı?
Hakkında zerre kadar ne kızına ne de kendisine aleyhine açılan bir soruşturma, şikayet, bırakın şikayeti, bu olayla ilgili olarak ifadeye bile çağrılmayan birinden bahsediyoruz.
Oğuz Akarfırat'ın kızının şikayeti de sadece, ama sadece " teknem çalınmış tırdan ibaret.
Bulunması için verdiği şikâyet dilekçesi.
Hepsi bu.
Bu arada eklemem gereken önemli bir detay; tekneyi çalan hırsızın tam 17 ayrı suçtan sabıkasının olması.
Nasıl, iyi mi?
Netice itibariyle Oğuz Akarfırat dört başı mamur, sinsice ve akıllıca düzenlenmiş bir siyasi komplo neticesinde operasyona tabi tutulmuş.
Elbette gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi iflah olmaz bir durumu vardır.
Böylece ortaya çıkmıştır.
MHP Genel Başkanı Dr Devlet Bahçeli'nin bu durumdan ne kadar haberi vardır bilemem. Ancak bildiği an gereğini, gerektiği şekilde yapmaktan çekinmeyeceği.
Artık kim ulaştırırsa ulaştırsın. Ben olayı açık ve net bir şekilde kamuoyunun takdirine sundum. Vicdan sahibi illaki Ülkücüler vardır diye düşünüyorum. Ve o vicdan sahibi ülkücülerin ülküdaşlarını yalnız bırakacağını sanmıyorum. Top onlarda. Genel Merkezleri de Ankara'da.
Hala mahkeme devam etmektedir. Yanlış anlaşılmasın; devam eden mahkeme, tekne hırsızlığı ile ilgili mahkeme. Oğuz Akarfırat veya kızı ile ilgili değil.
Peki...
Şimdi o deli soruyu soralım;
Sizce bu algıyı, gizli numaradan yapılan telefonları kim yapmış olabilir?
İsmail Saymaz'a bu tüyoları kim ulaştırmış olabilir?
Bu oyunu Oğuz Akarfırat'a kim oynamış olabilir dersiniz? Oğuz Akarfırat'a kim kumpas kurdu?
Hadi.
Tahmin edin bakalım...
Devam Edeceğiz.
#SöylerimGeçerim
SERDAR CEMAL HOCA
İslam’da Helalleşme: Hesap Gününe Hazırlık
Serapla Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
AKIN TEZEL
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR
FİLİSTİN DE SOYKIRIM VAR SESLERİNİ DUYAN VAR MI?