Hoca Nasreddin bir gün pekmez kaynatmak için komşusundan kazanını ödünç alır. İşi bitince de içine ufak bir tencere koyarak geri verir. Komşusu şaşırır : "Hocam, ben sana bir kazan verdim, sen bana tencere ile birlikte geri veriyorsun?" Hoca sakınce "Kazan doğurdu" der. Adam buna sevinir ve kazanı da, tencereyi de alıp evine gider.
Bir başka gün Hoca yine kazanı ödünç ister. Komşusu sevinerek verir. Bakalım bu sefer bizim kazan ne doğuracak diye düşünür. Günler geçen kazan geri gelmez. Sonunda Hocanın yanına varır: "Hocam, nerede bizim kazan?". Hoca cevap verir "Senin kazan öldü, Başın sağ olsun".
Şimdi bizim fon işi de Hocanın kazanına benzedi. Paralar bir çoğalıyor, bir bakıyorsun ortadan kayboluyor. Ben böyle karışık işlerden anlamam. Bildiğim mavi renkli bir beş liralık vardı. Üstünde de bir Profesörün resmi. O da kaybolup gitti. Artık Yunus Emre ile dolaşıyor insanlar ceplerinde. Onun için hiç konuşmuyorum.
????? Bekle...... Gör!!!!!