Bazı köşe yazarı arkadaşlar bu işi çok severse de ben siyasi tahlil yapmaktan pek anlamam. Şu partide filanca başa geçerse şöyle olur, ama falanca başa geçerse işler biraz daha farklı gelişir gibi yorumlar yapmak biraz da fal bakmaya benzer benim anlayışıma göre. Siyasi tahliller ancak ideolojik ve toplumsal yapılar doğru bir şekilde incelenirse bir anlam ifade eder. Yoksa kişilerin karşılıklı çıkar kavgalarını siyasi temellere dayandırmak bizi hatalara sevk eder.
Şimdi CHP'deki kavgalara bakıyorum da yorumlamak oldukça zor geliyor. Bundan üç yıl önce cumhurbaşkanlığına aday gösterilen bir kişiyi hain ilan etmek hangi siyasi aklın ürünüdür? Yoksa gruplar o zaman da mevcut idi, ama birbirleri ile zorunlu bir birliktelik içinde miydiler , bilemiyoruz. Şimdi Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesi ile Kılıçdaroğlu cephesi arasındaki farklılıklar nelerdir, bilmiyoruz. Acaba İmamoğlu bundan üç yıl önce karda kışta, İstanbul'da yollar kapalı iken Boğaz'da İngiliz Büyükelçisi ile yemek yemek zorunda mıydı? Yoksa gelen talimatları mı öğrenmek için bu yemeye katılmıştı?
Sorsan her iki ekip de biz Atatürkçüyüz derler. O zaman neden kavga ediyorsunuz, birleşin gitsin. İmamoğlu ve Özel'in başını çektiği ekip gerçekten Avrupacı ve Batıcı mıdır. O halde bir zamanlar MHP'de yuvalanmış olan isimleri neden bünyesine almıştır. Yoksa bu isimler MHP'yi karıştırmak için görevlendirilmiş, beceremeyince esas yuvalarına mı dönmüşlerdir. Öte yandan Özel'in başını çektiği mitinglerde görüyoruz, tüm sol fraksiyonlar katılım sağlıyor. CHP'liler de aralarında Türk Bayrağı sallıyorlar. Türk Bayrağına paçavra diye siyasetler nasıl oluyor da aynı topluluk içinde birlikte hareket ediyor?
Sorular sordukça bitmez, biz esas konumuza dönelim. Özgür Özel günlerdir bir gerilim siyaseti uyguluyor. Biz bunu onun heyecanına ve tecrübesizliğine bağlayamayız. Kendi partisinin eski cumhurbaşkanı adayına ve onun taraftarlarına hain diyor. Onların parti genel merkezine girmesini engellemek için barikatlar kuruyor, üzerlerine hortumla su fışkırtıyor. Bu saatten sonra sular durulsa bile sen o adamlarla nasıl olup da birlikte çalışacaksın. Belli ki bölünmeyi kafana koymuşsun.
Bilinçli olarak uygulanan bu gerilim siyaseti parti dışına da taşıyor. Anıt Kabir'de Atatürk'ün huzurunda bilerek ve isteyerek bir tartışma yaratılıyor. Atamızın mezarına çelenk koymak belirli kurallara tabidir. İsteyen istediği biçimde bu işi yapamaz. Özgür Bey bu kurallara yok sayarak çelenk koyma işine girişiyor. Kendisini uyaran görevli ile de tartışarak, itişip kakışıyor. Türkiye'nin en yüce katında tartışma çıkararak sokaktaki insanın da buna katılacağını mı düşünüyor yoksa.
İzleyebildiğimiz kadarıyla CHP'de olanlar sokaktaki insanın ilgisini çekmiyor. Onun derdi geçim sıkıntısı, iktidarın birilerinin aklına uyarak durmadan çıkardığı anlamsız yasa ve yönetmelikler. Bunun hesabını da gerektiği zaman ve yerde mutlaka soracaktır. Bunun için ortalığı kırıp dökmeye gerek yok.
Geçtiğimiz gün CHP Fethiye İlçesinde yapılan toplantıda ismini hatırlayamadığım bir katılımcı" "Kavga etmeye gerek yok, sorunlarımızı konuşarak, tartışarak çözebiliriz" diye konuştu. Şimdiye kadar duyduğum en güzel cümlelerden biriydi bu. Avrupa'da da siyasi partilerde ayrışmalar olur. Taraflar tezlerini ortaya koyar, uzlaşabilirlerse uzlaşırlar, yola birlikte devam ederler,. Uzlaşamazlarsa el sıkışarak ayrılırlar, farklı partilerde siyasetlerini sürdürürler. Ama önce CHP içindeki taraflar hepimiz Atatürkçüyüz diye konuşmayı terk etmeli ve siyasi programlarını çekinmeden, korkmadan açıklamalıdırlar. Batıcıysan Batıcı, solcuysan solcu, her neysen o. Ama kim olduğunu bilelim, milleti de bu kör döğüşünün içine atmayalım.
İnsan düşünmeden edemiyor, acaba ABD Cumhurbaşkanı Trump'a "İran'da bir iki yetkiliye suikast düzenleyelim, onlar ölünce halk ayaklanır, biz de rahatlıkla istediğimiz rejimi İran'ın başına sararız" diyen çevreler Özgür Özel'e "Sen ortalığı karıştır, gerisini bize bırak" diye mi akıl verdiler.
Birisi de geçende şöyle konuşmuş : "Özgür Bey aslında Erdoğan'ın adamıymış, ondan CHP'yi karıştırıp parçalamak için emir almış". Saçma bile görünse insan acaba diyor.
AKIN TEZEL
Siyasi Tahlil
SERDAR CEMAL HOCA
İNFAK VAKTİ
Serapla Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR
FİLİSTİN DE SOYKIRIM VAR SESLERİNİ DUYAN VAR MI?