Bundan yirmi yıl kadar önce Perihan Hanım isimli bir bayan Fethiye Belediyesi ile işbirliği yaparak kedi köpeği kısırlaştırıp barınaklara kapatmak için çalışmalara başlamıştı. Biz o zaman bu işin örtülü bir soy kırım olduğunu iddia etmiştik. Zira bir köpeğin veya kedinin ömrü en fazla on beş yıl civarındadır. Biz bugün tüm bu hayvanları kısırlaştırırsak ön beş yıl sonra ortalıkta kedi köpek kalmaz demiştik. Ayrıca şimdi hayvanları kısırlaştıranlar ileride insanları da kısırlaştırıp insan neslini ortadan kaldırmaya çalışacak diye bir düşünce ortaya atmıştık.
Dediğimiz doğru çıktı, insanlarda doğurganlık hızı 1,4 e kadar düştü. Kökü dışarıda çeşitli kuruluşlar yaptıkları yoğun doğum kontrolu kampanyaları ve farklı reklam yöntemleriyle hem devletimizi hem de insanlarımızı etkileyerek Türk Milletinin kökünü kurutma yolunda önemli bir adım attılar. Cumhurbaşkanımız yaklaşmakta olan felaket konusunda halkı uyardı. En az üç çocuk yapın, yoksa ortalıkta insan kalmayacak dedi.
Ama bakıyoruz, iktidar kanadında bazı yetkililer hâlâ durumun farkında değiller. Bir yetkili geçtiğimiz gün kadınları TIR şöförü olmaya teşvik ediyordu. Bu kadın nasıl çocuk yapacak? Kocasını da yanında muavin olarak mı taşıyacak. Yoksa her akşam sokakta gözünü kestirdiği bir erkeği aracına buyur edip çocuk yapması için kendisine yardımcı olmasını mı isteyecek. Diyelim ki çocuğu buldu, onu kamyonda mı büyütecek. Yoksa benim görevim bitti deyip bebeği devlete mi teslim edecek?
Konumuz bu değil; birkaç yıldır özellikle iktidar yanlısı bir kısım basın organında sokak köpekleri konusunda maksatlı yayınlar çıkıyor. Ağızlarından kan damlayan azgın köpeklerin yaptıkları marifetler bire bin katarak anlatılıyor. Bu haberler ne ölçüde gerçek, ne ölçüde abartılı bilemeyiz. Ama bildiğimiz kadarıyla özellikle sokak köpekleri insanlarla birlikte yaşamaya, itilip kakılmaya alıştıkları için onlarla uyum içinde yaşarlar. Rahatsız edildiklerinde kuyruklarını kısarak başka bir mekana giderler. Sözün kısası beladan kaçarlar.
Esas saldırgan ve tehlikeli olan bir mekanda kapalı veya takılı olarak tutulan hayvanlardır. Bunların yanına yaklaştığınızda veya kazara serbest kaldıklarında ilk yapacakları iş bacağınızdan bir parça koparmak olacaktır. Bunlar sürekli esaret altında tutulduklarından serbest kaldıklarında ne yapacaklarını bilmez ve doğal iç güdü ile önüne çıkan her şeye saldırırlar. Uyarmadı demeyin.
İktidar bir konunun üzerine düşünce muhalefet de onun anti tezi olarak ortaya çıkıyor. Bir kısım hayvan hakları savunucuları ve bizim "süslü teyzeler" olarak adlandırdığımız kesim hemen harekete geçti ve sokak köpeklerinden yana tavır aldı. Onların barınaklara kapatılmaktansa vatandaşlar tarafından sahiplenilmesinin daha doğru olacağını söylediler. Barınaklardaki hayvanlar için mama kampanyaları açtılar. Hayvan maması sektörü birden gelişme gösterdi. Hatta bazıları daha da ileri giderek köpeklerin "anne" si oldular. Bu konuda reklamlar hazırladılar.
Mitingler, gösteriler birbiri ardına yapıldı. Bunlara iktidar yanlılarının cevabı daha keskin oldu. "İt" lerin toptan yok edilmesini savunanlar bile çıktı. Şu anda iş çığırından çıkmış gibi görünüyor. Bakalım ortalık ne zaman durulacak. Ama şu da var ki her iki taraf da köpek ırkının ortadan kaldırılmasını savunuyor. İktidar kesimi bu işi biraz daha çabuk yapmak istiyor. O kadar.
Bizim görüşümüze göre köpeklerin yeri sokaklar, bağ ve bahçelerdir. Evin içinde köpek beslenmez. hele yatak odamıza hiç girmemeleri gerekir. Zaten dinimize gör köpek necis, yani kirli bir hayvandır, evin içinde beslenemez.Sokaklardaki köpekler zararsızdır, üstelik fare gibi hayvanları yediği için bize yararı dokunur. Ayrıca çöpler ve çürümüş yiyecekler ile beslendiklerinden şehirlerimizin doğal bir temizlik işçisi görevini yapmış olurlar. Bazılarının korktuğu gibi sınırsız çoğalmaları da mümkün değildir. Şehirlerin yoğun trafiğinde çoğu bir yaşına gelmeden yok olup giderler. Kırsal kesimlerde ise bekçi görevi yaparlar. Evlerimizi, hayvanlarımızı hırsızlara ve vahşi yaratıklara karşı korurlar.
Şimdi merakla bekliyoruz. İktidar yanlıları ile süslü teyzeler arasındaki köpek muhabbetinin sonu ne olacak diye. Bize göre biraz da sokaklardaki iki ayaklı "it" lerle ilgilenseler daha iyi olur. Eline silahı alan okul basıyor, anasını, kardeşini, karısını kesiyor. Köpekleri toplayacaklarına bunları toplasalar fena mı olur?
AKIN TEZEL
Fethiye'de Siyaset
SERDAR CEMAL HOCA
İNFAK VAKTİ
Serapla Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR
FİLİSTİN DE SOYKIRIM VAR SESLERİNİ DUYAN VAR MI?