Sosyal medyayı kullanan Fethiyelilerin iyi tanıdığı Mustafa Gülhan isimli bir arkadaş vardır. Kendisi hızlı bir Ak Partili ve iyi bir Müslümandır. Ama ufak bir kusuru bulunmaktadır, gelen gidene taş atıp durur. Bu nedenle başta Fethiye Belediye Başkanı Âlim Karaca olmak üzere tüm şimşekleri üzerine çeker. Hatta Ak Parti camiasında bile bir zamanlar sakıncalı ilan edilmişti.
Dedik ya, bu arkadaş Âlim Bey'e her fırsatta vuracak. Adamın doğru yaptığı iş vardır, eğri yaptığı da. Ama Mustafa Bey başta çöp kazanlarının temizliği olmak üzere her konuda belediyeyi eleştirir. Bir köşede ufak bir çöp birikintisi gördü mü hemen Belediyeye ver yansın eder. Belediye de onu cevapsız bırakmaz, evinin önüne biraz çıkıntılı yaptığı balkon inşaatına sürekli ceza keser.
Şimdi konu işini iyi yapmaktan açıldı, acaba Belediye çöp işini düzgün çözümlüyor mu, ya da olanca beceriksizliği ile pisliğe pislik mi katıyor. Bize göre Fethiye Belediyesi bazı aksaklıklar olsa bile çöp işini oldukça düzenli bir şekilde götürüyor. Biz bu başarıyı yıllanmış profesyonel kadroların görevlerini yaparken tecrübelerini konuşturmasına bağlıyoruz. Yoksa iş birkaç çevrecinin eline kalsaydı Fethiye çoktan kokmuştu.
Bazı durumlarda çöp kazanları çevresinde yığılmalar oluyor. Yakından incelediğimizde bunun Belediye ile vatandaş arasındaki iletişim kopukluğundan ileri geldiğini anlıyoruz. Şöyle ki evsel atıklar farklı şeyledir, ambalaj atıkları farklıdır, bahçe ve inşaat atıkları daha da farklıdır. Belediyeler inşaat ve bahçe atıklarını toplamakla yükümlü değildir. Ama görüyoruz ki çoğu kazanların yanıbaşında çuvallar içine doldurulmuş inşaat molozları var. Yine kazanların yanında ağaç dalları, yaprak yığınları, hatta sökülmüş sera atıkları var.
Belediye bunları atanlara ses çıkarmıyor. Neden? Oy kaybederim diye. Ama bazı insanlar yine de korkuyor, ambalaj atıklarını da kazanların içine atıyor. Bu sefer kazanlarda evsel atıkları koyacak yer kalmıyor. Birileri bunları mecburen yere atıyor. Birileri de bunun fotoğrafını çekip "belediye çalışmıyor" diye medyaya veriyor.
Görüyoruz hem bilgisizlikten, hem umursamazlıktan kaynaklanan bir hatalar zinciri işleri karıştırıyor. Vatandaştan başlayalım, evsel atık günlük kullanım sonucu oluşan çöpe denir. Bunu gidip kazanın içine boşaltacaksınız. Belediye de uygun aralıklarla gelip toplayacak. Ambalaj atıkları, şu günlerde sınav sonu gördüğümüz sınava hazırlık kitapları evsel atık değildir. Evinize buz dolabı aldınız. Bunun karton muhafazası evsel atık değildir. Bunları kesinlikle ıslak çöple karıştırmayın, kazanın yanına bırakın. Geri dönüşüm kamyonu her gün dolaşıyor, gelip bunları alır.
Gelelim moloz çuvallarına. Belediyeler moloz döküm için açık arazide bir kısım yer belirlemiştir. Biraz masraf edin, bunları oraya taşıyın. Benden aldığı vergilerle çöp toplayan belediye sizin inşaatınızın finansörü olamaz.
Dallar, yapraklar başka bir mevzu. Bunları bahçenizin bir kenarında açtığınız ufak bir çukura gömün. Mümkün değilse bir köşeye yığıp üzerine az toprak atıp sulayın. Kısa sürede çürüyüp gübre olacaktır. En fazla altı ay içinde kullanabilirsiniz. Hem siz kazanırsınız, hem de belediye.
Ne dersiniz, şöyle bir çıkıp sokakları teftiş edelim mi? Önümüzdeki, yazımızda tüm Türkiye'de uygulamaya konulan otomatik şişe toplama makinaları konusundaki görüşümüzü açıklayacağız inşallah.
AKIN TEZEL
Herkes Bildiği İşi Yapmalı
SERDAR CEMAL HOCA
Allah’a Yakınlığın En Kestirme Yolu – İnsanlara Hizmet
Serapla Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR
FİLİSTİN DE SOYKIRIM VAR SESLERİNİ DUYAN VAR MI?