Dinî kaynaklarımızda sıkça karşılaştığımız bir hakikat vardır: Allah’a yakınlık, sadece uzun ibadetlerle değil, insanlara hizmetle de kazanılır. Enes bin Malik’in rivayet ettiği hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz, dilenciyi “Allah’ın misafiri” olarak tanımlar. Ona verilen, Allah’a verilmiş; ona verilmeyen, Allah’a verilmemiş sayılır. Bu ifade, ihtiyaç sahibine yapılan ikramın aslında ilahi bir ikram olduğunu gösterir.
Musa Aleyhisselâm’ın Kıssası
Musa Aleyhisselâm’ın kavmi, Allah’ı misafir etmek istediklerinde, Allah’ın yemekten ve mekândan münezzeh olduğunu hatırlatır. Ancak Tur-i Sina’da aldığı vahiy, bu düşünceyi farklı bir boyuta taşır. Aç bir ihtiyarın doyurulması, aslında Allah’ın doyurulmasıdır. Çünkü Allah, kulunun kalbindedir. Onu aç göndermek, Allah’ı aç göndermektir. Bu kıssa, ihtiyaç sahibine yapılan her yardımın Allah’a yapılan bir hizmet olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatır.
Kudsi Hadis’in Derin Mesajı
Bir kudsi hadiste Yüce Allah şöyle buyurur: “Ey insan, hasta oldum ziyaretime gelmedin. Açtım, doyurulmamı istedim; beni doyurmadın. Susadım, bana su vermedin…”
Bu ifadeler, Allah’ın kullarına hizmeti kendi zatına hizmet gibi kabul ettiğini gösterir. Hasta ziyareti, aç doyurmak, susuzun ihtiyacını gidermek; bunların her biri Allah’ın huzuruna çıkmak gibidir.
İnsana Hizmet – İlahi Yakınlık
Bu hadis ve kıssalar bize şu gerçeği hatırlatıyor:
Hasta ziyareti: Allah’ın huzuruna çıkmak gibidir.
Aç doyurmak: Allah’a ikram etmektir.
Susuzun su ihtiyacını gidermek: Allah’a su vermektir.
İnsanlara hizmet etmek, Allah’a yakınlığın en kestirme yoludur. Çünkü Allah, kullarının kalbindedir. Onların gönlünü almak, Allah’ın rızasını kazanmaktır.
Sonuç
İslam’ın en büyük güzelliği, kulluğu yalnızca bireysel ibadetlere hapsetmemesidir. Namaz, oruç, zekât gibi ibadetler elbette önemlidir; ancak hasta ziyareti, aç doyurmak, susuzun ihtiyacını gidermek de Allah’a yakınlığın yollarıdır.
Bu hadis ve kıssalar bize şunu öğretir: Allah’a giden yol, insanlara hizmetten geçer. Aç doyurmak, susuzun ihtiyacını gidermek, hastayı ziyaret etmek; bunların her biri Allah’a yaklaşmanın en kestirme yoludur.