Serdar Cemal Hoca der ki:
Bu çağın en büyük yalnızlığı, secdeden uzak kalmaktır.
Bu çağın en büyük onuru ise, Rabbin huzuruna dimdik durabilmektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Cenâb-ı Hak, namaz kılan kuluyla iftihar eder.”
Bu cümle, başlı başına bir müjde, bir şeref madalyasıdır. Düşünün; âlemlerin Rabbi, aciz bir kulunun secdeye varışını meleklere örnek gösteriyor.
İmam Gazâlî’nin İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn eserinde aktardığı bu rivayet, namazın sadece bir ibadet değil, ilahi bir buluşma olduğunu hatırlatıyor. Kul namaza durduğunda, Allah Teâlâ onunla arasındaki perdeleri kaldırır. Artık kul, Rabbiyle yüz yüzedir. Ne dünya kalır ne gürültü… Geriye sadece kul ve Rabbi kalır.
Serdar Cemal Hoca der ki:
Namaz, kulun Allah’a doğru attığı ilk adımdır;
Secde ise, Allah’ın kula en yakın olduğu andır.
Hadiste bildirildiği üzere, melekler omuz hizasından Arş’a kadar saf saf dizilir. Namaz kılan kulun namazına eşlik eder, dualarına “âmin” derler. Göklerin ortasından, kulun başından tırnağına kadar rahmet yağar. İşte bu yüzden namaz, sadece bedenle değil; ruhla kılınmalıdır.
Ama dikkat edin… İlahi bir nida yükselir:
“Eğer şu münacaat eden kul, kiminle konuştuğunu bilseydi, gözleri sağa sola kaymazdı.”
Bu cümle, namazda dağılan kalplere tokat gibi iner. Çünkü namaz, alışkanlıkla değil; şuurla kılındığında namazdır. Saat doldurmak için değil, Rabbe varmak için kılınır.
Bugün birçok insan huzuru arıyor. Kimisi şehir değiştiriyor, kimisi iş, kimisi dost… Oysa huzur, seccadenin üzerindedir. Kalbin dağınıklığı, secdeyle toparlanır. Gönlün yükü, rükûda hafifler.
Serdar Cemal Hoca der ki:
Namaz, kulun Allah’a verdiği en büyük “buradayım” cevabıdır.
Ve Allah, namaz kılan kuluyla meleklere karşı iftihar eder. Bundan daha büyük bir paye olabilir mi? Ne makam, ne servet, ne alkış… Hiçbiri Rabbimizin “Bu benim kulum” demesi kadar değerli değildir.
Öyleyse namazı aceleyle değil, özlemle kılalım.
Secdeye kapanırken dünyayı değil, ahireti hatırlayalım.
Çünkü göklerin kapısı, namaza duranlar için açılır.
SERDAR CEMAL HOCA
Kur’an’ı Okuyan mı Üstündür, Ona Uyan mı?
Serapla Tatlı Sert
Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu
AKIN TEZEL
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Zirveye daha da zirveye
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...
DR.İSMAİL TEKPINAR
FİLİSTİN DE SOYKIRIM VAR SESLERİNİ DUYAN VAR MI?